• Düşünen Pilot

Mutlak Sonsuz Yaratıcı (MSY) Kimdir?

Bu soruya yanıt verebilmemiz için evvela bir yaratıcının var olup-olmadığı sorusuna yanıt aramamız gerekecek. Hazırsak başlayalım...

Öncelikle "yaratıcı yoktur" önermesiyle konumuza giriş yapalım. Bu ifadede, olmadığı belirtilen şeyin “yaratıcı” olarak adlandırılması anlaşılır değildir. Sorulması gereken soru; var olmadığı iddia edilen bir şeyin ne şekilde ve nasıl hayatın içine bu denli nüfuz edebildiğidir. Öte yandan, var olduğu iddia edilen bir şeyin, 5 duyu organına hitap etme gereksinimi bulunmaktadır. Varlığı bağımsız deney ve gözlemlerle kanıtlanmamış bir şey için nasıl olur da "vardır" denilebilir? Bu düşünceden hareketle, "Bir yaratıcı var mıdır yok mudur?" sorusuna yanıt olarak "vardır" diyebilmek, rasyonel bir yaklaşım değildir.


Somut olduğu kadar soyut anlamda da yaratıcının varlığı konusu şüphelidir. Varlığın ve yokluğun kaynağı olduğu iddia edilen bir gücün “var” olarak nitelenmesi ne düzeyde mantıklı bir ifade olabilir? Böylesine bir iddianın öznesi olabilecek bir gücün, ancak ve ancak bu iki kavramın (varlık-yokluk) ötesinde yer alabildiği takdirde bir anlam ifade edebilmesi gerekmez mi? İş bu sebepten, "O (yaratıcı), ne vardır ne de yoktur; O, varlığın ve yokluğun ötesindedir” şeklinde bir anlayış, akla daha mı uygun düşmektedir? Bir kısmınız bu sorulara yanıt arayadururken, bir sonraki paragrafta "yaratıcı ne olabilir-ne olamaz?" sorularına cevap getirmeye çalışacağız.


İnsanlar, ağızlarından çıkan kelimelere anlam yüklemek üzere programlanmış varlıklar olduklarından, özellikle somut kelimelere karşılık, zihinlerinde daima bir imaj arama gayreti içerisinde bulunurlar. Örneğin, "bardak" dediklerinde, içerisine su koydukları küçük bir cam eşyayı hayal ederek; "işte bu" derler. Onlar, yaratıcıyı da bir "zât" olarak düşünüp benzer bir anlam yükleme eğilimiyle hareket ettiklerinde, zihinsel geri planda bu sözcüğe de (yaratıcı) bir karşılık arar ancak bulamazlar. Bu nedenle de (varsa) O'nu (yaratıcı'ı) layıkıyla düşünemez, O'nunla bir ve bütün olamazlar. Oysa yaratıcı, kelimelerden yola çıkılarak zihinlerde karşılık bulabilecek bir şey olmamalıdır. O, sonsuz bir anlamın kelimeleri aşmış hali olmalıdır. İnsanlar, bir şekilde O'na (yaratıcıya) yaklaşmayı diliyorlarsa, hayatın içerisinde anlam aramayı bırakıp, anlamın içerisinde bir hayat olduğunu fark etmeli değiller midir? Evet, O (yaratıcı), "anlamın kendisi" olmaya bir adım daha yakın görünmektedir. Peki kimdir bu yaratıcı? Nedir? Nasıl bir şeydir? Dilerseniz biraz da bunun üzerine konuşalım.


Düşünen Pilot'a göre, insanların "Tanrı" ya da "Allah" olarak niteledikleri güç, esas olması beklenen yaratıcı güç değildir. Bunlar yalnızca sahnede kullanılan birer süslü takma isim olmaya adaydır. Kainatı ve içindekileri yoktan var edenin, gerçekte bir ismi olup-olmayacağı, daha da önemlisi, bir isme ihtiyaç duyup-duymayacağı konusu tartışmalıdır. O'nun (yaratıcının), daha ziyade bu tür isimler (Allah, Tanrı vb.) ardına gizlenerek, alemlere ve içinde bulunan varlıkların birbirlerini çekip çevirmelerine kaynaklık ettiği düşünülmektedir. "İyi de bu nasıl olabilir?" diyorsanız bir sonraki paragrafa geçebilirsiniz.


Her varlığın üst boyut yönlendireni, o'nun (o varlığın) Tanrısı ya da Allah'ı olarak düşünüldüğünde; varlıkların, bilinç düzeyi itibariyle kendilerinden alt segmentte bulunan diğer varlıkları (teorik de olsa) manüple edebilme ihtimali ortaya çıkmaktadır. Böylelikle bu üst boyut varlıklar, onların (alt boyut varlıkların) gelişimlerine dolaylı yoldan katkıda bulunabilecekleri gibi, bu manüplasyon esnasında da yine onların enerjilerinden beslenebilirler. Buna bir tür "hiyerarşik ve mutualist manüplasyon" denebilir. Bu, tıpkı bir atın, sahibini "Tanrısı" olarak görmesi ve onu ilhamlandırması; sahibinin de onun enerjisinden faydalanırken aynı zamanda onu (atını) kötülüklerden sakınması şeklinde düşünülebilir.


Düşünen Pilot'a göre kozmik nizam kısaca bu şekilde işlemektedir. İlahi nizam ise, içinde "kurucular" ve "melekler alemi"nin de bulunduğu çok daha komplike bir yapıdan oluşmaktadır. Tüm bu girift yapı içerisinde mutlak yaratıcının rolü; varlıklara ihtiyaç duydukları sistem gereksinimlerini (akıl, ruh, bilinç, madde, hayat vs.) temin etmektir. O, bir tür varlık kategorisinde bulunmadığından, manüplatif eylemlerden de uzaktır. İyi-kötü ayırt etmez. Sadece yaratır. "Ol" der ve olur. Kur'an'daki bu ifade, bu gerçeğe işaret etmektedir.


Düşünen Pilot | İnsanlar, "İnsan"lar Mı?

23 görüntüleme

DüşünenPilot®

  • Siyah YouTube Simgesi
  • Siyah Instagram Simge

Hak = Tanrı'dır. Tüm haklarım O'na aittir.